İSLAM TERÖRÜ LANETLER
Kitabın konusunu, terör vahşetinin kaynağının ilahi bir din olmadığı ve özellikle İslam'da teröre asla yer bulunmadığı fikri oluşturmaktadır.
Ayrıca, Kuran ayetlerinin ışığında ve tarihten örneklerle İslam'ın terör vahşetini istenmeyen bir hareket ilan ettiğini ve haram kıldığını tüm delilleriyle ortaya koymaktadır. İngilizce "İslam Terörü Lanetler" kitabının ise 3. baskısı yapıldı. Ayrıca bu kitap daha önce Rusça, Almanca ve en son olarak da Çince'ye çevrildi. Halen Diğer dillere de çevirileri devam etmektedir.
Güncel ve bilinmesi gereken bir konuyu ele alan "İslam Terörü Lanetler" kitabını mutlaka okumalısınız.
DİNLER TERÖRÜ LANETLER
20. yüzyıl şiddetin ve terörün yüzyılı oldu. Büyük savaşlar, bölgesel çatışmalar ve çeşitli terör olayları bu yüzyıla damgasını vurdu. Eğer gereken önlemler alınmaz ve köklü çözümler uygulamaya geçirilmezse, 21. yüzyılda da aynı 20. yüzyılda olduğu gibi şiddet ve terör devam edecektir. Bunun için terörle fikri mücadelenin çok büyük bir hızla ve çok geniş kitleleri kapsayacak şekilde başlatılması gerekmektedir. Söz konusu bu fikri mücadele, cahillikten ve şiddetten kuvvet bulan teröristlerle, Allah'a iman eden, şefkatli, sevgi dolu, affedici, merhametli ve vicdanlı insanlar arasında gerçekleşecektir.
Hangi dinden olursa olsun, iman sahibi her insana çok büyük bir sorumluluk düşmektedir. Yahudiler Eski Ahit'te yer alan ve insanlığı barışa ve hoşgörüye çağıran açıklamaları göz ardı etmemeli, tüm Yahudileri terörün karşısında durmaya davet etmelidirler. Hıristiyanlar da Allah'ın hoşnut olacağı güzel ahlakı kendilerine rehber edinerek, tüm Hıristiyanları terörizmle mücadeleye davet etmelidirler. Müslümanlar da Allah'ın Kuran'da öğrettiği güzel ahlak ilkelerine daha güçlü sarılmalı ve İslam adına terörizme zemin hazırlamak isteyen çarpık anlayışlara karşı dikkatli olmalıdırlar. Kuşkusuz bu mücadele, teröre zemin oluşturan ideolojilerle fikri alanda yapılacak olan bir mücadeledir. Bir yandan bu ideolojilerin çelişkilerini, bir yandan da hiçbir fikrin şiddetle, baskıyla, zulümle hakim olamayacağını, zorbalığın asla bir güzellik oluşturamayacağını anlatmalıdırlar.
Terörist ideoloji çürük temeller üzerine kurulmuştur ve kitap boyunca üzerinde durulacağı gibi bu dayanakların topyekün bir eğitim seferberliği ile ortadan kaldırılması mümkündür. Yeryüzünün dört bir yanındaki samimi müminler de çözüm yolları üretmekle, kitaplar ve yazılar yazmakla, çeşitli eğitim teşebbüsleriyle, kültürel bir birikim ortaya sunmakla terörizmin karşısında durabilir, cehaletin önünü kesebilirler.
Bu kitap, Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman iman sahiplerini, teröre karşı ortak bir çaba yürütmeye davet etmek ve bu suretle dünya üzerinde Allah'ın emrettiği hoşgörü, barış ve esenliğin hakim olmasına bir katkıda bulunmak amacıyla yazılmıştır.
2001 yılının Eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri'nin iki büyük kentine düzenlenen ve binlerce insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olan saldırıların ardından, tüm dünya "terörizm" kavramını yeniden tartışmaya başladı. Saldırıyı takip eden günlerde, başta Amerika olmak üzere tüm dünyada büyük bir korku ve panik havası yaşandı. Ancak bu şok kısa sürede atlatıldı ve herkes "terörizmle nasıl mücadele etmeliyiz?" sorusunun cevabını aramaya başladı. Amerika kısa süre içinde, pek çok ülkenin desteğiyle güçlü bir koalisyon oluşturdu ve terörizme karşı dünya çapında bir mücadele başlattı. Ancak yapılan mücadelenin askeri alanda kısıtlı kalmasının yeterli olmayacağı daha en başından biliniyor ve pekçok yetkili tarafından dile getiriliyordu. Peki terörizmle nasıl mücadele etmek gerekiyordu?
Biz bu kitabımızda, terörle mücadelenin ve onu ortadan kaldırmanın yolunun "sevgi" olduğu üzerinde duruyor, Kuran'dan, İncil'den ve Tevrat’tan örnekler vererek terörün tüm İlahi dinlerce yasaklanan, lanetlenen bir zorbalık olduğunu ortaya koyuyoruz.
Ayrıca terör ile tek mücadele yönteminin din ahlakının insanlara kazandırdığı sevgi, şefkat, merhamet, tevazu, ince düşünce, affedicilik, hoşgörü ve adalet anlayışı olduğunu tarihten örneklerle gözler önüne seriyor ve "Allah barış yurduna çağırır..." (Yunus Suresi, 25) ayeti gereği insanları barış ve sevgi dolu bir dünya oluşturma konusunda gayret göstermeye davet ediyoruz.






