‘ Bitkiler iklimi nasıl etkiler? ‘
Bitkilerin olmaması iklimde değişikliklere sebep olur mu?
Atmosferdeki karbondioksit oranını bitkiler nasıl dengeler?
Her biri çeşitli renk ve desenlerde, farklı kokuları, şekilleri ve görünümleri ile çevremizi süsleyen bitkiler ihtişamlı görünümlerinin yanı sıra Yüce Allah’ın detay sanatı ve sonsuz ilminin örneklerini gösteren özellikleriyle birer yaratılış harikasıdırlar. Bitkilerin iklim üzerindeki etkileri bu detay sanatının kusursuz örneklerinden biridir.
HAVANIN NEMİNİ KOTROL ALTINDA TUTMALARI: Çevremizde her an gördüğümüz, bazı türlerini ise sadece kitaplardan tanıdığımız bitkilerin her biri kendine özgü renklere ve desenlere sahiptir. Hepsinin nektar oranı, kokuları, şekilleri birbirinden farklıdır. Ancak bitkiler görünümleri, renkleri ve kokularının yanı sıra daha pek çok özellikleri ile de insanlara fayda sağlarlar. Yüce Allah’ın izniyle bitkilerin sahip olduğu hayati öneme sahip bu özelliklerinden biri de iklim üzerindeki etkileridir.
Çiçekli bitkiler, bazı tropikal bölgelerde havanın daha nemli olmasına neden olurlar. Eğer çiçekli bitkiler olmasaydı, iklim çok daha kuru ve sıcak olurdu. Bitkilerin iklim üzerindeki bu etkisi su ihtiyaçlarına bağlı olarak ortaya çıkar. Bitkinin suyu azaldığı zaman köklerinde bulunan su miktarı da düşer. Topraktaki su miktarı kökteki su miktarından fazla olunca topraktaki su köklere geçmeye başlar. Yani bitki ancak ihtiyacı olduğu zaman topraktan su alır. Gövdesinde su miktarı çok arttığında da suyun fazlasını yapraklarından buharlaştırarak atar.
Suya ihtiyacı olunca bitkinin köklerinden su molekülleri sırayla geçmeye başlar. İçeri giren su molekülü arkasından geleni de çeker. Gövdede taşıma boruları vardır. Bu boruların içinde ilerleyen su molekülleri en üst dallardaki yaprağa kadar çıkarlar. Yapraktan su buharlaştıkça kökten yeni su çekilir. İşte çiçekli bitkiler çok mükemmel bir biçimde çalışan bu su iletim sistemleri sayesinde topraktaki suyu çekerler ve bitkilere göre daha fazla terleyerek atmosfere daha fazla nem verirler. Bu şekilde yağmurun oluşma evresinin başlangıcını yani havada nemin toplanma özelliğini başlatırlar. Nitekim yapılan araştırmalar havadaki nemin %10’unun bitkilerden kaynaklandığını göstermiştir. Bu ise bitkilerin yağmurlarını kendilerinin oluşturduğunun bir kanıtıdır.
Araştırmacılar, çiçekli bitkilerin olmadığı bir dünyayı canlandırabilmek için iklim modelleme tekniği kullanmışlardır. Laboratuvar ortamında çiçekli bitkilerin terlemeyle havaya kattıkları %75 oranındaki nemi düşürerek, değişiklik yapmışlar ve bu durumda dünyadaki bazı yerler daha kurak bazı yerler ise daha yağışlı hale gelmiştir. Örneğin Kuzey Amerika’daki yağış oranında %30-50 oranında düşüş olmuş, Güney Amerika’nın tropik bölgelerinde ise yağışlar 300 mm kadar azalmış, dünyanın en yağışlı bölgelerinden olan Amazon havzasında ise yağmur ormanları %80 oranında daralmıştır.
Bitkiler topraktaki suyu çeken kılcal damarları ve kök sistemleri, bir boru işlevi gören gövdesi, terlemeyi sağlayan yaprak ve çiçekleri ile özel olarak var edilmişlerdir; Yüce Allah bu canlıları sahip oldukları özelliklerle birlikte yaratmıştır. Hiç kuşkusuz ki alemlerin Rabbi olan Allah bitkilerin sahip olduğu bu sistemler ile bize Kendi varlığının ve üstün yaratışının delillerini sergilemektedir. Yüce Rabbimiz dilediği anda dilediğini benzersiz olarak yaratandır. O’nun yaratmada hiçbir ortağı yoktur. Bu gerçek Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmiştir:
“İşte Rabbiniz olan Allah budur. O’ndan başka ilah yoktur. Herşeyin Yaratıcısıdır, öyleyse O’na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir. Gözler O’nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.” (En’am Suresi, 102-103)
Dünyanın Isınmasını Engelleyerek Serinletmeleri:
İngiltere’nin Bristol Üniversitesindeki araştırmacılar, bazı bitkilerin yaz sıcaklıklarını 10 derece düşürebildiğini tespit etmişlerdir. Yüce Allah bitkilerin yapraklarında parlak yüzeyler ya da çok ince tüycükler yaratmıştır. Bu üstün akıl gerektiren detay vesilesiyle bitkiler güneş ışınlarını yansıtır ve enerjinin bir kısmının bulundukları çevreden uzaklaşmasını sağlarlar. Örneğin aloe vera bitkisinin yüzeyi güneş enerjisini büyük ölçüde yansıtma gücüne sahiptir. Araştırmacılar, bazı tahıl türlerinin de aynı özelliğe sahip olduğunu belirtmişler ve büyük alanlara dikilecek bu tür bitkilerin bazı bölgelerdeki aşırı sıcakları aşağıya çekebileceğini düşünmektedirler.
Bu örnekten bitkilerin insanlar ve tüm canlılar için özel olarak yaratılmış oldukları çok açık olarak anlaşılmaktadır. Bitkiler ve onların yaşama olan katkılarındaki detaylar, Yüce Allah’ın kullarına sunduğu nimetlerdir. Yüce Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirir:
“Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. ” (Nahl Suresi, 17-18)
Atmosferdeki Karbondioksit Oranını Dengeleyerek İklim Değişikliklerini Engellemeleri:
Yüce Allah dünyada su döngüsü kadar yaşamsal öneme sahip diğer hassas bir dengeyi karbon döngüsü üzerinde kurmuştur. Karbon atomları, canlılar, okyanuslar, atmosfer ve yer kabuğu arasında sürekli olarak taşınırlar. Karbon döngüsü olarak bilinen bu mekanizma ile karbon molekülleri dünya var olduğundan beri birçok kez kullanılmıştır. Bu, vücudumuzdaki bir karbon atomunun, yüzyıllar önce bir bitkinin yanmasından ortaya çıkmış olması ve biz öldükten sonra bu karbon atomunun fotosentez işlemi sırasında bir bitkinin parçası olabileceği anlamına gelir. Karbonun en önemli özelliği ise, depolanma, değiş-tokuş, büyüme, çürüme, solunum ve yanma olmak üzere bir dizi işlem sonucu, Yüce Allah’ın dünyayı yarattığı günden beri bir düzen içinde hassas dengesini korumasıdır. Yüce Allah yaratışındaki üstünlüğü bir Kuran ayetinde şöyle haber verir:
“…Elbette Allah, Kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır.” (Talak Suresi, 3)
Eğer bitkiler olmasaydı bu hassas denge büyük ölçüde değişikliğe uğrar ve iklim üzerinde önemli değişimler meydana gelirdi. Nitekim karbondioksit dolaşımı sırasında atmosfere bir yılda toplam olarak yaklaşık 147 milyar ton karbondioksit verilmiş olur. Bu da bize doğadaki karbondioksit içeriğinin sürekli olarak artmakta olduğunu gösterir. Bu artış dengelenmediği takdirde;
- İklimde bozulma meydana gelebilir,
- Kavurucu sıcaklar, şiddetli fırtınalar, düzensiz yağışlar gibi iklim değişiklikleri olabilir,
- Atmosferdeki oksijen çok azalabilir,
- Yeryüzünün ısısı artabilir, bunun sonucunda da buzullarda erime meydana gelebilir,
- Bazı yerler sular altında kalırken bazı yerler çölleşebilir veya mevcut çöller genişleyebilir,
- Mercan resifleri yok olabilir,
- Dünyanın bir bölümü ısınırken, bir bölümü hiçbir canlının yaşayamayacağı oranda dondurucu soğuklara maruz kalabilirdi.
Her iki durumda da canlıların yaşaması güçleşirdi. Okyanus sularının da ısınması daha az karbondioksitin çözülmesine neden olurdu. Bu, okyanus bitkilerinin büyüyememesi ve balinalardan küçük deniz canlılarına kadar bitkilerle beslenen pek çok canlının yaşamının tehdit altına girmesi demektir. Dünya ısınırsa bitkiler emdikleri karbondan daha fazlasını atmosfere geri gönderir, bu durumda atmosferdeki karbondioksit oranı artar, oksijen oranı azalır, yaşam sona ererdi. Fakat yeşil bitkiler bir yıl içinde atmosfere verilen 147 milyar tonluk karbondioksidin 129 milyar tonunu fotosentez işlemi ile temizleyerek, karbon döngüsüne önemli katkı sağlar ve yaşamı tehdit edecek boyutlara ulaşacak olan iklim değişikliklerine engel olurlar.
Bitkilerin İklim Üzerindeki Etkileri Yüce Allah’ın BARİ (Yaratan, kusursuzca var eden) İsminin Tecellisidir Bitkiler gibi hareketsiz, yerlerinde sabit duran canlıların, dünyadaki iklim koşullarının belirlenmesinde etkili olması, havanın nemini ve ısısını düzenlemesi, karbon döngüsünü sağlayarak iklim değişikliklerini engellemesi ve dünyadaki düzenin ve canlılığın devam etmesine katkıda bulunması elbette Yüce Allah’ın ayetlerindendir. Rabbimiz bir ayette bu önemli gerçeği şöyle bildirmiştir:
“Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.” (Bakara Suresi, 164)
Bitkilerdeki detayları gören bir insanın hayranlık duymaması, bu çiçekleri ve bitkileri yaratan Allah’ın sonsuz kudretini kavrayamaması çok büyük bir gaflet olur. Allah Kuran’da, gördüğü yaratılış delillerini takdir edemeyen insanların durumlarını şöyle bildirmiştir:
“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler. Onların çoğu Allah’a iman etmezler de ancak şirk katıp-dururlar.” (Yusuf Suresi, 105-106)
Bitkiler sürekli olarak kökleriyle topraktan aldıkları suyu terleme yoluyla yapraklarından atmosfere vererek adeta suyu topraktan havaya ileten bir boru hattı gibi işlev görürler. Bu görevlerini yerine getirirken kökler hiçbir makineye ihtiyaç duymazlar. Ne suyu çekme işlemini başlatacak motorları, ne de suyu metrelerce uzunluktaki gövdeye iletecek pompaları yoktur.Bitkiler kendi ihtiyaçları olan bu suyu çekerken ve fazlasını terleme yoluyla atmosfere verirken, iklim üzerinde etkili olduklarını bilmezler. Onlar sadece kendi yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeye gayret etmektedirler. Hiçbir aklı ve şuuru olmayan bitkilerin bu sistemi kendi başlarına tasarlamaları ve kurmaları ise elbette mümkün değildir. Bitkilerin atmosfer nemini kontrol etmedeki katkılarını evrendeki her şey gibi Yüce Allah yaratmıştır.




